bg

REKABET ÜZERİNE - Girişim, Temmuz - Ağustos 2013

Son yıllarda ülkemizde sosyal ve ekonomik gelişmenin, kalkınma politikalarının ve planlarının içinde en çok konuşulan kavram KOBİ’ler oldu. Bu gün girişimciliğin desteklenmesi ve yeni iş fikirlerinin hayata geçirilmesi ekonomi içerisinde beklide en etkili dönüşüm sağlayacak yol olarak görülüyor. Türkiye’nin bu alanda hızlı bir yol kat ettiğini söyleyebiliriz. Girişimcilik kültürü açısından toplumun her kesiminde artarak devam eden bir farkındalığın olduğu bir gerçek. Evet, girişim ruhu yeni iş fikirlerinin hayata geçirilmesi noktasında hızlı bir dönüşüm sürecinde. Bu dönüşümün başarısını rekabet edebilirlik belirleyecek. Rekabet kavramı yaşamın her aşamasında var. Ancak KOBİ’ler için rekabet edebilirlik hayati bir mesele. Rekabet ortamında rakiplerin her geçen gün artması, rekabetin ülke sınırlarının kalktığı bir dünyada her alanda yaşanması KOBİ’lerin rekabete etki edecek her konuyu takip etmelerini zorunlu kılıyor. Bilgiye erişim bu gün için KOBİ’ler tarafında takibi son derece zor bir konudur. Özellikle KOBİ’ler açısından yararlı bilgilerin şirketin rekabet gücü açısından değerlendirilmesi özel bir çabayı gerektirmekte. Bu aladan en büyük kolaylaştırıcı elbette ki bilişim teknolojileri ve uygulamalarıdır. Bilişimin etkin kullanımı aynı zamanda Ar-Ge’yi inovasyonu, yenilikçi pazarlama yaklaşımlarını şirket varlığı için destekleyen önemli bir unsurdur.

Bilişim teknolojilerinin ve uygulamalarının günümüz de işletmelerin rekabet gücüne etkisi düşündüğümüzün çok daha ötesindedir. Ürün ve hizmetlerin tasarım, üretim ve pazarlama süreçlerinde rekabet gücünüzü, bilişimle desteklediğiniz gücünüz belirliyor artık. Girdi maliyetleriniz bilişim alt yapınızın gücü ile azalıyor ya da artıyor. İnternet teknolojileri ve sanallaştırma uygulamaları, bilgi güvenliği gibi kavramlar artık KOBİ’lerin yüksek katma değer yaratan ürün ve hizmetlerinin oluşumu ve pazarlamasında en etkin çözümleri sunuyor. Kullandığınız yazılım, lisanslı mı lisanssız mı? Bu bile ihracat yapan firmalar açısından büyük bir prestij konusu olabiliyor. Sadece lisanssız bir yazılım kullandığınız durumlarda ihracatta ne tür sorunlarla karşılaşabileceğimizi son dönemde ABD’ye ihracat konusunda yaptığımız toplantılarda işin uzmanlarından öğrendik. Bu tehlikenin farkında olmayan çokça işletme olduğunu özellikle belirttiler.

Evet eksikler var. Özellikle ülkemizde bilişimi KOBİ’lere anlatmak için biraz KOBİ dilini Bilişim diline, bilişim dilini de KOBİ’lerin diline çevirecek tercümanlara ihtiyaç var. Bunu sağlayabilmek için KOBİ’lerin ve girişimcilerinde daha fazla öğrenmeye açık olmaları gerekiyor. Sadece elektronik ticaret açısından baktığımızda dünyada ticaretin mahiyetinde önemli bir değişim olduğunu, bunu da bilişimin’in sağladığını söyleyebiliriz. Bilişimin, sağladığı olanakların yanında, takibi zor hızlı gelişimi karşısında KOBİ’lerin bilişimle entegrasyonunu sağlamak için çok daha etkili yollar bulmak zorundayız. Başını almış giden bilişimi değil KOBİ’lerin iş süreçlerine dahil edebildiğimiz, rekabet gücü açısından değerlendirebildiğimiz bir bilişime ihtiyacımız olduğunu özellikle vurgulamak istiyorum.

Ülkemiz son on yıl içerisinde rekabeti küresel piyasalarda rekabet olarak politika edindi. Doğrusu da buydu. İthalat karşısında ihracatın artırılmasını hedeflemek ve özellikle KOBİ’lerin gözünü dış piyasalara çevirmelerini sağlamak gerekiyordu.

Sonuçta bu politikada önemli başarılar elde edildi. 2023 vizyonu içerisinde 500 milyar dolar ihracatı hedeflemek son on yılın emeğinin karşılığıdır. Bu on yılın en önemli özelliği siyasi istikrarla bağlantılı sosyal ve ekonomik politikaların kararlılıkla uygulanmasıdır. Bu gün için geldiğimiz noktada ülkemiz son iki ay içerisinde demokrasi kültürü içerisinde değerlendirilmesi gereken önemli sınavlar vermektedir. Ülkemizin aydınlarının özellikle de siyasetçilerinin iç istikrarın sağlanmasını ve ülke menfaatlerimizi gözetecek, demokrasimizin gelişmesine katkıda bulunacak, hoşgörüyü ve uzlaşmacılığı göstermesi, sağduyulu olarak bütünleştirici bir rol oynama konusunda daha istekli olmaları gereğini özellikle vurgulamak gerekiyor. Komşularımızda ve yakın coğrafyamızda yaşanan siyasi karmaşanın karşısında ülkemiz var olan siyasi ve ekonomik istikrarı demokrasi ve toplumsal barış ortamı ile birleştirerek yoluna daha güçlü devam edebilmelidir. Rekabet diyoruz, kalkınma diyoruz. Kalkınmanın amacı ülkemiz insanının mutluluğu içinse, birbirimizi daha çok anlamaya çalışarak çok daha hoşgörülü ve saygıya dayalı bir siyasi diyalog ortamını yaratabilmeliyiz. Bize yakışan da bu olacaktır.

Hak ettiğimiz toplumsal huzura ve kalkınan Türkiye’ye sahip olabilmemiz için aklın yolu bir olsun.

RAHMİ AKTEPE