bg

Hedef koymak ve başarmak zorundayız - Girişim, Mayıs - Haziran 2012

Son yıllarda ülkemizde sosyal ve ekonomik gelişmenin içinde en çok konuşulan kavramlardan biri KOBİ’ler oldu. Tüm dünyada özellikle yeni iş alanları yaratılması, yenilikçi iş fikirlerinin hayata geçirilmesi kriz ve durgunluk yaşayan dünya piyasalarında girişimciliğin desteklenmesini ciddi bir politik argüman haline getirdi. Girişimciliğin kurumsal bir nitelik kazanması ise KOBİ’lerin çatısı altında gerçekleşiyor. KOBİ’lerin özellikle daralan iş gücü piyasası içerisinde istihdam ve katma değer yaratan özel bir yerinin olması ekonomiyi yönetenler gözünde hiçte azımsanmayan bir değer kazanmalarını sağladı. İşte TOSYÖV ekonomi literatürünün bu en gözde konusu haline gelen KOBİ’ler ve girişimcilik alanlarında 1989 yılından bu yana yaptığı çalışmalarla ilgili olduğu alanda ülkemizin gelişimine katkı sağlayan önemli bir sivil toplum kuruluşu kimliğini kazanmıştır.

Bu gün adeta herkesin dilinde ekonominin ve kalkınmanın neredeyse karşılığı olarak kullanılan KOBİ kavramını ilk kez Türk ekonomi literatürüne kazandıran TOSYÖV yirmi üç yılından bu yana KOBİ’lerimizin rekabet gücünü artırmak adına önemli çalışmalar gerçekleştirdi. KOBİ bilincinin oluşmasına ve gelişmesine, girişimciliğin bir kültür olarak yaygınlaşmasına çok büyük hizmetleri olan TOSYÖV, kuruluşundan bugüne bir gönüllü kuruluş olarak Türkiye çapında kurulmuş 21 TOSYÖV Destekleme Derneği ile ilgili olduğu alandaki sorumluluğunu son derece aktif olarak yerine getirdi.

Bir anlamda gelinen noktada TOSYÖV’ü kuranların öngörüleri gerçek olmuştur. Bu öngörüyü gerçekleştiren TOSYÖV’ün kurucularına, geçmişten bugüne kadar görev alan TOSYÖV Başkanlarına, Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu Üyelerimize, Mütevelli Heyet Üyelerimize, Destekleme Derneklerimizin Başkan ve Yönetim Kurulu Üyelerine, TOSYÖV çalışanlarına ve ülkemizin her köşesinde gönül bağı kurduğumuz tüm girişimcilerimize şükranlarımı sunuyorum.

Tam 23 yıl önce başlayan ve büyük bir özveri ile devam eden sivil toplum çalışmalarında bugün ulaştığımız nokta TOSYÖV açısından değerli olabilir. Ama ülkemizin gelişimi açısından yapılması gerek daha çok şey var. KOBİ’ler bu gün kurumsal kimliklerini kazanma yolunda dünya piyasaları ile rekabet edecek arayışlarını sürdürüyor. Özellikle yenilikçi yaklaşımlarla, inovasyon ve Ar-Ge’yle katma değer yaran ürün geliştirmenin çabası içerisindeler. Bilgi iletişim teknolojilerindeki hızlı gelişme işletmelerimizin küresel rekabette varmak istedikleri yer konusunda onları tetikliyor. Bu gün KOBİ’lerin önündeki en önemli açılım dış pazarlardır. Ekonomide her güzel gelişmenin karşısında moralimizi bozan şey, dış ticaret dengesizliğinden kaynaklanan cari açık konusudur. Bu sorunun aşılması için ülke olarak ihracatımızın artması gerekiyor. Bunu başarmanın yolu ise dış pazarların dikkatini çekecek yüksek katma değer yaratan ürün ve hizmetlerimizi pazarlamaktan geçiyor. Tabii ki pazarlanabilecek değerde ürünlere sahip olursak bunu başarabiliriz.

Geçmişte yapılan çalışmaların bu güne yansımaları ışığında TOSYÖV’ün edindiği bilgi ve deneyimi bundan sonra daha da geliştirerek projelere dönüştürmesi kaçınılmaz görünüyor. İş dünyası son yıllarda özellikle küresel rekabet baskısı altında bir çok alanda önemli yeniliklere adapte oldu. Aslında bu gelişmeler güçlü bir reel sektörün ve yaratıcı girişimciliğin önemini bir kez daha ortaya koymakta. Değişken pazarlara ve tüketici ihtiyaçlarına cevap verebilmede büyük firmalara oranla KOBİ’ler çok daha hızlı davranabilmekte. Bu açıdan sürdürülebilir kalkınmanın bir unsuru olarak girişimciliğin teşvik edilmesi Ar-Ge ve inovasyona dayalı katma değer yaratan ürün ve hizmetlerin ortaya çıkarılması için sağlanan destekler ve teşviklerin uygulamaya konulması son derece mantıklıydı. Mali af, yeni Türk Ticaret Kanunu, yeni teşvik sistemi, ihracata yönelik yeni olanaklar yaratılması ve özellikle KOSGEB’in projeye dayalı yeni destekleri girişimcilere önemli olanaklar sağlıyor. Ayrıca bankacılık sistemi içerisinde KOBİ’lere ayrılan kredi paylarında yaşanan ciddi artışlar, Kredi Garanti Fonu gibi özel kuruluşların finansmana erişimi kolaylaştırıcı çözümleri faktöring, leasing gibi olanakların KOBİ’ler tarafından geçmişe oranla daha bilinçli değerlendirilmesi de önemli gelişmeler olarak görülebilir.

Tüm bu gelişmeler ışığında özellikle KOBİ’ler açısından hem özel kuruluşların hem de kamunun yaratığı imkanlar izlenmesi zor bir devinim içerisinde. Bu yeniliklerin her birinin KOBİ’ler tarafından takibi bazen başlı başına bir iş, bir zorluk teşkil ediyor. Bu KOBİ’ler açısından olduğu kadar destek sağlayan kuruluşlar açısından da bir koordinasyonu zorunlu kılıyor.

Bu anlayış doğrultusunda, TOSYÖV olarak önümüzdeki dönemde bizler için kurumlar arası işbirliği önemli bir kavram olacaktır. Çünkü biliyoruz ki birbirinden kopuk yaklaşımlar çözüm olamaz.Ka u kuruluşlarının, üniversitelerin, siyasetin ve de finansman kuruluşlarının ortak projeler ve anlayışlar etrafında işbirliklerini geliştirmek zorundadır.Bu işbirlikleri KOBİ’lerin değişimi sağlayarak Ülkenin dönüşümünü gerçekleştireceklerdir.Bu dönüşümün temel araçları bilişim teknolojileri, Ar-Ge’dir, inavasyondur. En önemlisi ise iyi eğitilmiş insan kaynağımızdır.

Bu anlayış hedeflenerek Türkiye eğitim sistemlerini çağdaşlaştırmalı, yaratıcı, saydam, hızlı süreçler ile çalışmaya hazır bir insan kaynağı yaratmalıdır. Türkiye çözüm önerilerini projelendirerek, kaynaklarını yerinde ve etkin kullanarak sistemler geliştirmek zorundadır. Türkiye’nin yalnızca teknoloji tüketicisi olmasını kabul edemeyiz. Türkiye teknoloji üreten ülke olmak zorundadır. Bu çağda ülkelerin yazgılarını belirleyen güç “bilgi”dir. Bu çağda belirleyici olan bilgiyi yönetme gücüdür. Teknolojiyi üretememek bilgi kaynaklarını yönetememek demektir. Türkiye içinde yaşadığı güncel sorunları fırsata dönüştürerek, elindeki kaynakları değerlendirerek “bilgi”yi üretmenin, iletmenin ve kullanmanın yollarını bulmak zorundadır.

Bu hedefleri gerçekleştirmek toplumumuzun gönenç ve mutluluğu için tüm toplumun, devletin, STK’ların elele vererek seferberlik halinde gençlerimizin araştırıcı sorgulayıcı teknolojik araçları tanıyan onların yaşam alanı içinde bulabilen genç bireyler olabilmesi için var gücüyle çalışmaları gerektiğine inanıyoruz. Gençlerimiz de bu ülkenin geleceğini kuracak bireyler olarak tüm bunları istemek hakkına sahipdirler ve elde ettiğiniz her olanağı da kendisini geliştirmenin, aydınlanmanın ve küresel yarışta yer alanların en iyisi olabilmek için kullanmalıdırlar.

Gelişim ve değişimin en önemli kaldıraçlarından biri olan eğitimin dönüşüm için taşıdığı önemi ve çözümsel rolünü belirtmeye dahi gerek olduğunu sanmıyorum. Toplumumuzun gelecek kuşaklarının bu bakış açıcı ile yarınlara hazırlanmasının ve aydınlanmış, güçlü, değer yaratabilen gençlerin yetişmesinin (gençliğin ülkemiz nüfusundaki oranı da dikkate alındığında) ne kadar hayati olduğunu biliyoruz.

Genç nüfusun kendi ülkesi içinde istihdamda çaresiz, işsiz değil yaratıcı, girişimci dünya ile iletişim kurabilen ve diğer toplumlarla rekabet edebilen bir insan kaynağı olarak yetiştirilmesi hepimizin arzusudur. Ülkesinin kültürünü, özgün karakterini en doğru şekilde benimsemiş, dünyaya açılırken tek beklentisi başarı ve güçlü bir ekonomi olan gençlerimizi eğitecek olan eğitimcilerimizin bu anlamda taşıdığı sorumluk ve değer çok büyüktür.

Ülkemiz bugün bir eşik noktasında. 2023 yılında Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. Yılını kutlayacağız. Bu tarihe ilişkin hükümetin koyduğu önemli hedefler var. Bu hedefler birer hayal olmamalı. Bahsettiğimiz eşik bu hedeflere hızla ulaşılmasını sağlayacak bir performansın sergilenmesi ile aşılabilir. TOSYÖV camiası olarak kurulduğumuz günden bu güne ülkemiz açısından son derece önemli olan konularda yaptığımız çalışmalar ve projelerle insanlarımıza ve işletmelerimize ışık tuttuk. Yaptığımız çalışmalarda iş birliğine ve sinerjiye değer verdik. Etkinliklerimizin farklı kesimler tarafından sahiplenilmesine özen gösterdik. Kadınlar ve gençlerin girişim hızını artıracak, yeteneklerini ve potansiyellerini tetikleyecek eğitimler verdik. Kurumlar arası ilişkilerimizde hep hizmete hızlı ulaşılmasını ve hizmetin yaygınlaşmasını hedefledik. Destek mekanizmalarını, KOBİ’ler ve girişimciler için çalışan her kurum ve kuruluşu birer çözüm ortağı olarak değerlendirdik.

Bundan sonrası için hayalleri olan bir TOSYÖV’den bahsedersek o hayallerin odağında bugünden çok daha ileride bir refah ülkesini görebiliriz. Aş ve iş sorunu olmayan, gelir dağılımında adil ve çok daha yüksek milli gelire sahip, dış ticaret dengesini kurmuş, ihracatta atılım yapmış, iyi eğitimli insan kaynağına sahip dinamik bir refah ülkesini hayal etmek çokta ütopik olmasa gerek.

Hayallerin emekle gerçeğe dönüştüğü huzur dolu bir Türkiye olma yolunda yapacak daha çok şey var. TOSYÖV’le, KOBİ’lerle ve girişimcilerimizle el ele…

Rahmi AKTEPE
TOSYÖV Yönetim Kurulu Başkanı