bg

21 Kasım 2013 - Hedef 2023-KOBİ'ler İçin Vizyonel Çözümler ve Fırsatlar

Değerli Başkanlar, Saygıdeğer Katılımcılar, Basınımızın Değerli Temsilcileri,

Hepinizi TOSYÖV Yönetim Kurulun adına saygıyla selamlıyorum. Mevlana’nın ve hoşgörünün şehri Konya’da  olmaktan büyük mutluluk duyuyorum.

TOSYÖV KOBİ’ler ve girişimcilik alanlarında 1989 yılından bu yana yaptığı çalışmalarla ilgili olduğu alanda ülkemizin gelişimine katkı sağlayan önemli bir sivil toplum kuruluşu kimliğini kazanmıştır.

Bu gün adeta herkesin dilinde ekonominin ve kalkınmanın neredeyse karşılığı olarak kullanılan KOBİ kavramını ilk kez Türk ekonomi literatürüne kazandıran TOSYÖV yirmi dört yılından bu yana KOBİ’lerimizin rekabet gücünü artırmak adına önemli çalışmalar gerçekleştirmektedir.

Son yıllarda gelişen ve gelişmekte olan ülkeler ekonomik kalkınma ve zenginleşmenin yolunun güçlü KOBİ’lerden geçtiği üzerinde hemfikir. Gelecekte de KOBİ’leri güçlü olan ülkeler kazanacak. Ülkemiz bu yaygın görüş çerçevesinde KOBİ’lerin rekabet gücünü artıracak ve onları geleceğe taşıyacak politikalar geliştirmek üzere önemli gelişmeler yaşadı.

İş dünyası son yıllarda özellikle küresel rekabet baskısı altında bir çok alanda önemli yeniliklere adapte oldu. Aslında bu gelişmeler güçlü bir reel sektörün ve yaratıcı girişimciliğin önemini bir kez daha ortaya koymakta. Değişken pazarlara ve tüketici ihtiyaçlarına cevap verebilmede büyük firmalara oranla KOBİ’ler çok daha hızlı davranabilmekte. Bu açıdan sürdürülebilir kalkınmanın bir unsuru olarak  girişimciliğin teşvik edilmesi Ar-Ge ve inovasyona dayalı katma değer yaratan ürün ve hizmetlerin ortaya çıkarılması için sağlanan destekler ve teşviklerin uygulamaya konulması  son derece mantıklıydı. Mali af, yeni Türk Ticaret Kanunu, yeni teşvik sistemi, ihracata yönelik yeni olanaklar yaratılması ve özellikle KOSGEB’in projeye dayalı yeni destekleri girişimcilere önemli olanaklar sağlıyor. Ayrıca bankacılık sistemi içerisinde KOBİ’lere ayrılan kredi paylarında yaşanan ciddi artışlar, Kredi Garanti Fonu gibi özel kuruluşların finansmana erişimi kolaylaştırıcı çözümleri, ve bu çözümlerin KOBİ’ler tarafından geçmişe oranla daha bilinçli değerlendirilmesi de önemli gelişmeler olarak görülebilir.

KOBİ’lere gösterilen bu ilgiden memnunuz. Ancak iyi niyetle yaratılan çözümlerin, hem özel kuruluşların hem de kamunun yaratığı imkanların yayılmışlığı, KOBİ’ler tarafından bu olanakların takibini biraz zorlaştırıyor.  Bu KOBİ’ler açısından olduğu kadar destek sağlayan kuruluşlar açısından da bir koordinasyonu zorunlu kılıyor. TOSYÖV olarak bu koordinasyonun sağlanması için özel bir çaba içersindeyiz. Bu gün burada gerçekleştirilen bu etkinliği de bu çabanın bir ürünü olarak değerlendirebiliriz.

Değerli katılımcılar,

Ülkemizin geleceğe dair önemli hedefleri var. Bu yolda atılan adımlar alınan kararlar var. Önümüze koyduğumuz 2023 hedeflerimiz var. Önümüzdeki 10 yıl içerisinde dünyanın en güçlü ekonomisine sahip ilk 10 ülkesinden biri olmayı hedefliyoruz.

Bu yolda başarıya giden yol KOBİ’lerimizin performansından geçiyor. Bu gün ülkemiz çok ciddi projeleri hayat geçirmek için önemli adımlar atıyor. Avrupa ve Asya’yı İstanbul boğazının altından birbirine bağlayacak ulaşım projesi, 3. köprü projesi, yeni dev hastane projeleri, Trakya’dan yeni bir boğaz projesi gibi projeleri hayata geçirmek üzere adım atabilen bir ülkeyiz. Bunların hepsini gelişmişlik göstergesi olarak değerlendirebiliriz. Ancak büyümeği ve kalkınmayı sadece bu projelerle değerlendirmek hata olur. Sürdürülebilir bir kalkınma için öncelikle teknoloji geliştirebilen, yüksek katma değerli ürünleri üretebilen bir yapının kurulması gerekiyor. İnovasyona dayalı yeni iş fikirlerinin hayata geçirilebilmesi için akıl yürütmek ve projeler geliştirmek için uygun bir iklim oluşturulması hedefleri olan ülkeler için kaçınılmazdır.   Ar-ge ve inovasyona dayalı yüksek katma değerli ürünlerimizin olması ve bu ürünlerin dünya piyasalarında daha çok rağbet görmesi gerekiyor.  Ekonomide her güzel gelişmenin karşısında moralimizi bozan şey, dış ticaret dengesizliğinden kaynaklanan cari açık konusudur. Bu sorunun aşılması için ülke olarak ihracatımızın artması gerekiyor. Bunu başarmanın yolu ise dış pazarların dikkatini çekecek yüksek katma değerli ürün ve hizmetlerimizi geliştirmek ve bunları etkili biçimde pazarlamaktan geçiyor. İhracat konusunda KOBİ’lerin güçlü bir isteğe sahip olduğunu biliyoruz. Son yıllarda sürekli artan bir dış ticaret hacminin var olması bu dış ticarette ve özellikle ihracatta KOBİ’lerin payının büyük olması, bu  iyiye gidişin alınacak etkin çözümlerle daha hızlı yaşanabileceğine işaret ediyor.

KOBİ’ler için geliştirilen destek mekanizmaları içerisinde koordinasyonun sağlanmasını bu çözümlerden biri olarak görebiliriz. 2023 hedeflerini koyduk ancak yürüyerek bu hedeflere ulaşmak zor. Koşmak zorundayız.

Hedeflere ulaşma konusunda daha sistematik ve kararlı olmak , bir arada koordineli ve işbirliğine açık olmamız gerekiyor.

Bir diğer önemli bir konu ise KOBİ’ler açısından Rekabet edebilirliktir. Rekabet kavramı yaşamın her aşamasında var. Ancak KOBİ’ler için rekabet edebilirlik hayati bir mesele. Rekabet ortamında rakiplerin her geçen gün artması, rekabetin ülke sınırlarının kalktığı bir dünyada her alanda yaşanması KOBİ’lerin rekabete etki edecek her konuyu takip etmelerini zorunlu kılıyor. Bu takibi izleme ve değerlendirme olarak görmekte yeterli değil. Takip eden değil takip edilen olmak Ar-Ge inovasyon ve yeni tasarımlarla ürün, hizmet ve pazarlama olanakları  geliştirmek, pazarda var olmak hayati bir mesele. Rekabet gücünüz için sahip olacağınız en etkili yollar bilim, teknoloji ve bilişimden geçiyor. KOBİ’ler açısından bilişim teknolojilerinin sağladığı avantajları burada sıralamayacağım.

Neresinden bakarsanız bakın bilişimin günümüz de rekabet gücünün ta kendisi olduğunu göreceksiniz. Ürün ve hizmetlerin tasarım, üretim ve pazarlama süreçlerinde rekabet gücünüzü bilişim gücünüz belirliyor artık. Girdi maliyetleriniz bilişim alt yapınızın gücü ile azalıyor ya da artıyor. İnternet teknolojileri ve sanallaştırma uygulamaları, bilgi güvenliği gibi kavramlar artık KOBİ’lerin yüksek katma değer yaratan ürün ve hizmetlerinin oluşumu ve pazarlamasında en etkin çözümleri sunuyor.

Konya Mevlana’nın hoşgörüsü ile tanına Anadolu’nun güzide şehirlerinden biri. Dünya kültür mirasını açısında tanınan ve tanınması gereken müstesna özelliklere sahip.. Konya şimdi giderek artan rekabet gücü ve güçlü sanayi ve ticaret altyapısı ile bir dünya şehri olma yolunda ilerliyor. Konya’nın girişimcilere ilham verecek çok daha fazla potansiyele sahip olduğuna inanıyorum.

Konya Ticaret Odası ile birlikte gerçekleştirdiğimiz bu etkinliğin KOBİ’lerimiz ve girişimcilerimiz için hayırlı sonuçlar getirmesini diler, şahsım ve TOSYÖV Yönetim Kurulu adına saygılarımı sunarım.